Euro Ne Olur ? Euro’nun Geleceği

Euro Ne Olur ? Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Draghi görevini Lagarde’a devretmeden önce beklenildiği gibi mevduat faizinde 10 baz puanlık indirim gerçekleştirdi. Karar sonrasında açıklamalarda bulunan Draghi, küresel risklerin devam ettiğini ve bölgedeki risklerin arttığını belirterek ileride yapılacak genişlemeci politikalara kapı araladı. Son dönemde açıklanan göstergelerde, özellikle PMI’ da yaşanan düşüş Draghi’in açıklamalarını doğruladı. Yılın ikinci çeyreğinde küçülen Almanya ekonomisi, üçüncü çeyrekte de küçülürse teknik olarak resesyona girmiş olacak.

ECB’nin 2014’den günümüze negatif faiz politikası uygulamaya devam etmesine karşın uygulanan gevşek para politikasının Avrupa’da iktisadi toparlanmaya yardımcı olup olmadığı, cevaplanmayı bekleyen önemli bir soru olarak karşımıza çıkmaktadır. Öncelikle bu konu tartışılırken ECB’nin düşük faiz politikasında ısrarcı olmasının nedenlerinden birisinin AB’deki kırılgan bazı ekonomilerin zor durumda olduğu gerçeğini göz ardı etmemiz gerekmektedir. Çünkü ortak para politikasının yarattığı güçlükler AB’nin varlığının sorgulandığı ayrı bir tartışma konusunu oluşturmaktadır.

Küresel kriz sonrasında ECB tüm imkanlarını kullanarak toparlanmaya yardımcı olmaya çalışmasına rağmen geçtiğimiz yıla kadar ortalama %2’lik büyümeyi zor da olsa yakalayabilmişti. ECB, geçtiğimiz yıl FED ile birlikte para politikasında sıkılaşma planları yaparken küresel risklerin artması ve çeyreklik büyüme rakamlarının beklenenin altında gelmesinin de etkisiyle politika faizinde indirim yapılması kaçınılmaz hale geldi.

   Euro Ne Olur ? Tekrardan gündeme gelen aşırı gevşek para politikasının piyasaya olumlu katkı verip vermeyeceği, ekonomistler tarafından tartışılmaya başlandı.  Negatif faiz politikasında ısrarcı olmak ,iktisadi toparlanmaya ne derece yardımcı olur ve negatif faiz politikası genişletici bir politika olmaktan çıkıp daraltıcı politika haline nasıl gelir gelişmiş ülkeler özelinde bunu inceleyelim.

Yapılan araştırmalara göre gelişmiş ülkelerde faizlerin düşmesi endüstride faaliyette bulunan büyük firmalara küçük firmalara oranla yatırım yapma konusunda avantaj sağlamaktadır. Bunun sonucunda büyük firmalar daha hızlı büyürler. Bu durum küçük firmalar açısından ve ekonominin geneli açısından olumsuz bir durum teşkil etmektedir. Bankacılık sektörü açısından bakıldığında ise, düşük faiz oranları belirli bir süreden sonra sıkı para politikasında olduğu gibi kredi arzını azaltarak daraltıcı etki yapmaktadır. Çünkü gevşek para politikası bankacılık sektörünün verdiği kredilerde, krediler ve mevduat faizleri arasındaki farkın yani net faiz marjının azalmasına neden olmaktadır. Bu durumu doğrularcasına ECB, 2018 yılının sonunda yayınladığı Finansal İstikrar Raporu’nda, gelecek yıllara ilişkin en önemli risklerden birisi olarak bankaların zayıf karlılıklarının kredi arzı ve iktisadi büyüme üzerine yaratmış olduğu baskı olarak tanımlamıştı1. O zaman genel kabul gören teorinin aksine faizlerin çok düşük olmasının toplam talebi daraltıcı etki yaratması bazı durumlarda mümkündür diyebiliriz. Belki de Avrupa’nın içinde bulunduğu durum tam da o “bazı” durumunların ta kendisidir. ECB küresel kriz sonrasında aşırı genişlemeci politikalarla hareket alanını o kadar daralttı ki, yaşanabilecek herhangi bir krizde oynayabileceği kozu kalmadı.  Ayrıca düşük faiz politikası ile piyasada istenilen toparlanmaya ulaşamamasının yanında Euro’nun dünya paraları karşısında zayıf seyretmesine sebep oldu.  Euro’nun zayıf seyri ihracat için olumlu gibi görünmektedir. Ancak Almanya gibi yüksek teknolojili ürün ihraç eden bir ülke için düşük kur talep esnekliği dikkate alındığında hasıladan kayıp anlamına geldiği gözden kaçmamalıdır.

Euro Ne Olur ? 2014 yılında başlanan ve günümüze kadar süren negatif faiz süreci EUR/USD paritesinin 1.40 seviyelerinden 1.08 seviyesine gelmesinin en önemli sebebi olduğu değerlendirilmektedir. Bu süreçte Amerikan faizleri de düşüktü fakat eksi faizle karşılaştırıldığında pozitif faizli rezerv para her zaman için güvenli bir liman niteliğinde değerlendirildiği için Dolar, Euro karşısında güçlü seyretti. ECB faiz politikasını bu doğrultuda izleseydi euronun zayıf seyrettiği 5 yıllık süreç hiç yaşanmayabilirdi. Peki Dolar son faiz indiriminden sonra nasıl güçlenmeye devam ediyor? Yukarıda bahsi geçen güvenli liman özelliğinin dışında küresel ticaret finansmanının yaklaşık %80’i Amerikan Doları cinsinden yapılmaktadır2. Eğer küresel ticaret hacminde daralma yaşanacaksa veya yaşanıyorsa, şirketler bilançolarını toparlamaya çalıştığında, dünyada Dolar talebi artacak ve Dolar endeksi (DXY) artacaktır. Yani küresel ticaret hacminin daralması Dolara olan talebi mecburi sebeplerle artırdığı için, EUR/USD zayıflamaya devam edecektir.

İktisadi toparlanmaya yardım etmesi için uygulanan eksi faiz politikasının sorunlara çok da çözüm sunmadığı ve QE yani varlık alımlarına tekrardan başlanması gündemde tartışılmaktadır. Geleneksel olmayan politikalara tekrardan dönülmesi halinde EUR/USD paritesinde daha düşük seviyeleri görmek mümkün olacaktır. FED de aynı şekilde QE politikasına başlasa dahi EUR/USD’de yukarı yönlü her hareket piyasa tarafından satış fırsatı olarak görülecektir. Ticaret savaşları, Brexit ve resesyon beklentileri, gibi küresel risklerin devam ettiği bu süreçte güvenli liman olarak görülen altın ve Amerikan tahvillerine kaçış sürecek ve euro üzerinde satış baskısı devam edecektir.

ECB’nin artık eksi faiz politikasının işlerliğini sorgulaması hazine tahvillerini daha cazip hale getirecek adımlar atması iktisadi toparlanma ve Euro üzerindeki baskıları bertaraf etme açısından önemli olacağı değerlendirilmektedir.. Euro ne olur yazımızdan sonra dolar ne olur yazımıza da burdan ulaşabilirsiniz.

1 Brunnermeier, Markus K., Yann Koby.,(2018), “The Reversal Interest Rate” NBER Working Paper No.25406 December 2018 (Cambridge, Massachusetts: National Bureau of Economic Research).

2 Shin, H. S. (2019). “What is behind the recent slowdown ?” Bank of International Settlements.

Euro Ne Olur ? Euro’nun Geleceği” için bir yorum

  • 11 Ekim 2019 tarihinde, saat 00:06
    Permalink

    Güzel bir değerlendirme olmuş ama avrupada faizlerin düşük olmasının nedenini de açıklamanız gerekir

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir